Öğrencilerimize Türkçeyi bilinçli ve yetkin bir biçimde kullanma gücü ve alışkanlığı vermek özenli çalışmalar sonucunda gerçekleşir. Türkçe dersi, çocuklarımıza "doğru anlama, düzgün konuşma, güzel okuma, doğru yazma" becerilerini kazandırmayı amaçlayan bir derstir. İlköğretim Programı’nda belirtildiği gibi “Türkçe bir bilgi dersi değil, beceri ve ifade dersidir.” İlköğretim derslerinin temeli, her şeyden önce öğrencilerimizin Türkçeyi doğru ve güzel kullanmalarını sağlamaktır. Yalnızca Türkçe derslerinde değil, diğer derslerde de öğrencilerimizin "anlama, anlatma, okuma, yazma" etkinliklerini geliştirmemiz gerekir.
Anlama etkinliği, okuduğunu anlamanın yanı sıra, dinleneni de anlamayı içerir. Öğrencilerimizin, okudukları ya da dinledikleri bir konuda, iletilmek istenen temel duygu ve düşünceleri kavrama yeteneklerini geliştirmeliyiz.
Günlük hayattaki en yalın ve olağan karşılıklı konuşmalarda; radyo ve televizyon gibi iletişim araçlarını dinlerken; ya da derste anlatılanları dinlerken kullanılması gereken beceri "söyleneni doğru olarak anlamak"tır. Duygu, düşünce, istek ve haberlerin, diğer kişilere açık ve net olarak aktarılabilmesi ise "sözlü anlatım" becerisinin gelişmesine bağlıdır.
"Söyleneni anlama ve sözlü anlatım"ı geliştirmek için, aile ortamında ve sınıf içinde bazı uygulamalar öneriyoruz:
- Küçük yaşlardan itibaren, aile içinde, çocuklarımızın konuşmasına, bir olayı ya da duygu ve düşüncelerini anlatmasına fırsat verelim.
- Bu sırada onu özenle dinleyelim.
- Telefonla konuşmasına, yakınlarını arayıp bir haberi ya da duygularını iletmesine olanak sağlayalım.
- Okuldan eve geldiğinde, gününün nasıl geçtiğini dinleyelim.
- Sınıf içinde sözlü anlatıma özen gösterelim.
Bunun için; evde, gezilerde, bayramlarda, törenlerde görüp izlediklerini, olaylar karşısındaki duygularını ya da radyo, televizyon, sinema ve tiyatrolarda etkilendiği bir konuyu sözlü olarak ifade etmesini özendirelim. Yukarıda sıraladığımız bu önerileri, öğretmen ve anne-babalarımızın çeşitlendirmesi ve geliştirmesi mümkündür.
Anlama ve anlatma etkinliğinin gelişmesinde okuma alışkanlığının rolü çok büyüktür. "Güzel, doğru okuma ve okuduğunu anlama" Türkçe derslerinin olduğu kadar, diğer bütün derslerin de temelidir. Sosyal Bilgiler ve Fen Bilgisi derslerini çalışmak için önce konular doğru olarak okunmalı ve kavranmalıdır. Bir matematik sorusunu doğru çözmek ise; önce soruyu doğru okumak, "verilen" ve "istenen"i doğru anlamak temeline dayanır. Hatalı okunur, yanlış anlaşılırsa, matematik yöntemini bilmek doğru sonuca ulaştıramaz.
Bunun için öğrencilere sınıf ve yaş seviyelerine göre;
- Okuma yeteneği,
- Okuma hızı,
- Etkili okuma alışkanlığı kazandırmalıyız.
Okuma alışkanlığı sayesinde öğrencilerimizin;
- Genel bilgileri artar,
- Kelime hazineleri ve kavram bilgileri genişler,
- Deyim ve atasözü bilgileri zenginleşir,
- Yazılı ve sözlü anlatımları güzelleşir,
- Zihin ve düşünce güçleri gelişir,
- Gözlemlerde bulunma, kaynakları inceleme, araştırma ve karşılaştırmalar yapma yetenekleri gelişir,
- Sanat değeri taşıyan Türk ve yabancı eserlerle tanışıp onlardan zevk almasını öğrenirler.
Aile içi eğitimde ve özellikle okul çalışmalarında, çocuklarımızın okuma ilgisini geliştirmek için bazı öneriler:
- Aile içinde okumayı özendirelim. Aile bireylerinin okumaya zaman ayırdığını gören çocuk da onlar gibi olmak isteyecektir.
- Çocuklarımıza kitap hediye edelim.
- Arkadaşlarına armağan olarak kitap seçmesini önerelim.
- Arkadaşlar arasında kitap değiş tokuşunu özendirelim.
- Odasında güzel bir kitaplığı olmasını sağlayalım.
- Sınıf içinde kitaplık çalışmasına önem verelim.
- Kitap alırken seçici davranalım. Doğru, kaliteli seçkin yayınları izleyelim.
- Okuyabilecekleri kitapları önerelim.
- Okudukları kitaplar hakkında onlarla konuşalım, tartışalım.
- Okudukları kitapların özetlerini hazırlatalım.
- Türkçe derslerinde uygulanan metin çalışmalarıyla küçük bir parçanın nasıl okunup incelenmesi gerektiğini öğretelim.
- Pano hazırlama, yarışma gibi çalışmalarla okumaya ve kitaba olan ilgiyi canlı tutalım.
- Sözlük, ansiklopedi ve kaynak kitaplardan yararlanma alışkanlığı ve becerisi verelim.
- Sesli ve sessiz okuma çalışmalarıyla, öğrencilerimizin belli bir "okuma hızı"na ulaşmalarını sağlayalım.
- Dilbilgisi ça1ışmalanyla dilimizdeki kural ve incelikleri sezme yetisini kazandıralım.
İlköğretim yıllarında öğrencilerimiz; bir konuyla ilgili düşüncelerini, başlarından geçen bir olayı, görüp izlediklerini, yaptıkları bir geziyi, duygularını düzenli cümlelerle yazabilmeliler. Bir mektubun nasıl yazılacağını bilmeliler. Öğrencilerimizin yazılı anlatımlarını geliştirmek için aile içinde ve okul ortamında birçok fırsatlar vardır. Bunları yerinde kullanabilirsek öğrencilerimizin yazılı anlatımları güçlenecek, Türkçeyi doğru ve yerinde kullanma becerileri gelişecektir.
1992 yılında Ayşe Nur Aksan tarafından yazılan ve yayımlanan
“Türkçe-Dilbilgisi-Dil Yeteneği” kitabının önsözünden alınmıştır.
|